K A Z M A K

 

Başparmağımla işaret parmağım arasında

kısacık kalemim duruyor, bir silahmışçasına rahat.

Dışarıdan, penceremin altından tanıdık, net bir

hışırtı geliyor, bir kürek sertçe engebeli toprağa giriyor:

 

Babam, toprağı kazıyor. Aşağıya bakıyorum.

Bitkilerin arasında eğilen gergin sırtı

doğruluyor ve yirmi yıl sonra yeniden beliriyor orada,

durmuyor babam, ritimle eğilip kalkıyor patates tarhları arasında.

Kazıyor.

 

Lastik çizmesini koymuş kulağına elindeki küreğin, sapı

dizine bastırıp var gücüyle kanırtıyor.

Ta kökünden alıyor üst kısmını bitkinin

ve ters çeviriyor parlak yüzeyi derine gömerek

toplarken ellerimizdeki o serin sertliğini sevdiğimiz

patatesleri ortaya sermek için.

 

Fakat Tanrım, bu ihtiyar nasıl da maharetle kullanıyor küreği.

Tıpkı kendi ihtiyar babası gibi.

 

Toner’s bataklığında gündelikle çalışırdı büyükbabam

bir günde en çok torfu o çıkarırdı o turbalıktan.

Bir keresinde ona süt götürmüştüm, elimde ağzı

uyduruk bir kağıtla kapatılmış bir şişe. Doğruldu

sütü içmek için bir an, sonra yine eğildi oracığa hemen

katlayıp dürüp düzenlice, atmaya başladı çimli toprağı

yine omzunun üzerinden, indikçe inerek daha aşağı

hep daha iyi bir torf için. Kazıyordu.

 

O patates toprağının soğuk kokusunda, o lifli batağın

bildik cıvığı ve ıslağında, hoyratça kesiliyor bir yanı

başımın içinde ayaklanan canlı köklerimin.

 

Ama benim küreğim yok o adamlar gibi kazmak için.

Başparmağımla işaret parmağım arasında

kısacık bir kalem duruyor.

İşte onunla kazıyorum ben.

===========

Seamus Heaney

Türkçesi: Recep Nas

 

C E Z A *

Hissedebiliyorum boynuna dolanan

ensesinden asıldığı yağlı urganı

çıplak yüzünü yalayan rüzgârı

Tomurcuklanıyor meme uçları

kehribar boncuklar gibi rüzgârda,

sırtının kırılgan kemikleri

titriyor rüzgârda.

 

Görebiliyorum bataklıkta

boğulup kalan gövdesini

ağırlığınca taşlar ve yüzeyde

dolaşan çalı çırpı, dallar arasında

Derinlerden kazılıp çıkarıldığında

sert meşeye dönmüş kemikleri

bir fıçıyı andıran kafasıyla

kabuğu soyulmuş bir fidandı ilk başta:

 

kara mısır anızları gibi

kazınmış kafası

kirli bir sargıyla bağlanmış gözleri

aşkın anılarının saklandığı

ilmik geçirilmiş boynuna

bir yüzük gibi.

 

Körpe zaniye

kesmeden onlar senin cezanı

lepiska saçlıydın

bir deri bir kemiktin

ve pek güzeldi katran karası yüzün

günah keçimsin sen benim.

 

Yeridir hani seviyorum desem seni

ama biliyorum, atarım yine de

sessizliğin taşlarını sana.

 

Mahir bir dikizciyim ben

izlerken dağıldığını beyninin

ve kapkara saçlarının.

Lime lime dökülürken kasların

ve sayısız kemiklerin.

 

Sağır kesilip olanlara öylece

Dikilip durdum ben, sana ihanet eden,

 

Karalara bürünmüş kız kardeşlerin

Ağlarlarken korkulukların yanı başında,

 

Göz yuman bendim

bu uygar öfkeye

anladım yine de sert ve

kabilelere özgü bu tanıdık intikamı.

===========

Seamus Heaney

Türkçesi: Recep Nas

*Ceza (Punishment), Kuzey İrlanda’da 1960’ların sonlarında başlayan ve otuz yıl süren etnik milliyetçi çatışmalar sırasında on dört yaşında bir kızın İngiliz askerleriyle yaşadığı ilişkiler sonucu zina suçlamasıyla katledilmesi ve cesedinin Windeby bataklığında bulunması üzerine Heaney’in yazdığı, on bir dörtlükten oluşan bir şiir.

 

 

B A T A K L I K L A R

Akşamları koca bir güneşi

Dilimleyecek çayırlıklarımız yok bizim.

Ram olan gözün gördüğü her yeri

Alabildiğince saran bir ufuk sadece.

 

Bir dağ gölünün tepegözüne

Dönmeye can atar burada göz.

Çitlerle sınırlanmamış ülkemiz

Kabuk bağlar durur güneşin göz erimince

 

O Dev İrlanda Geyiğinin iskeletini

Çıkarıp turbaların içinden

Diktiler öylece; parmak ısırtan,

İçi havayla dolu bir sandık gibi.

 

Yüzyıldan fazladır

Yerin dibine batmış tereyağı

Bulundu yeniden, tuzlu ve beyaz olarak.

Müşfiktir toprağın kendisi, kara bir tereyağıdır

Eriyor ve çözülüyor ayaklar altında.

Milyonlarca yıl boyunca

Yitirmiştir akıllardaki son tanımını.

 

Kömür çıkaramayacaklar burada bir daha.

Posa kadar yumuşak, suya batmış

Devasa köknarların gövdeleri yalnız.

İçerilere ve aşağılara doğru

Darbeler indiriyor öncüllerimiz.

 

Açılan her katmanda görüldü ki

Konaklamış buralarda birileri sanki. Belki de

Atlantik’ten sızıntıdır bu bataklık çukurlar.

Dipsizdir ıslak merkezleri.

===========

Seamus Heaney

Türkçesi: Recep Nas

Seamus Heaney’in en önemli beş şiirinden biri olan ‘Bogland’(Bataklıklar), İrlanda ulusalcılığı ve İrlanda’nın tarihsel yapılanması üzerine bir şiirdir. Ülkenin bir ‘bataklık’ olarak tanımlandığı şiirde şair, ‘biz’ ve ‘onlar adılları üzerinden ülkesine duyduğu sevgi ve saygıyı dillendirmiştir. Ülkenin, İngiltere sömürgesi olmaktan çıktığı bir dönemde yazılan şiirde, ‘onlar’ adılıyla, ülke topraklarına el koydukları gibi Dev İrlanda Geyiğinin iskeletine el koyanların da sömürgeciler olduğu vurgulanmıştır.

The Penguin Book of Contemporary British Poetry'ye (1982) dâhil edilmeye itiraz ettiği zaman çok alıntılanan bir açıklama vardı. Kuzey İrlanda'da doğmasına rağmen İngiliz antolojisinde yer almasına verdiği yanıt "Açık Mektup" adlı şiirinde yer almıştır:

İtiraz edersem şaşırmayın / Pasaportum yeşil. / Hiçbir kadehimiz kaldırılmadı. / Kraliçe'ye kadeh kaldırmak için.

Seamus Justin Heaney: 13 Nisan 1939 - 30 Ağustos 2013, İrlandalı şair, oyun yazarı ve tercümandı. 1995 Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı. En iyi bilinen eserleri arasında ilk büyük yayımlanmış cildi olan Death of a Naturalist (1966) yer alır. Heaney, yaşamı boyunca İrlanda'da şiire en çok katkıda bulunanlardan biri olarak kabul edildi ve hala kabul edilmektedir. Amerikalı şair Robert Lowell, onu "Yeats'ten bu yana en önemli İrlandalı şair" olarak tanımlar ve aralarında akademisyen John Sutherland'ın da bulunduğu birçok kişi onun "çağımızın en büyük şairi" olduğunu söyler. Robert Pinsky, "Harika göz ve kulak yeteneğiyle Heaney'nin hikaye anlatıcı yeteneğine sahip olduğunu" belirtir. 2013'te ölümü üzerine The Independent onu "muhtemelen dünyanın en tanınmış şairi" olarak tanımladı .[6]

Heaney, 1995 yılında "gündelik mucizeleri ve yaşayan geçmişi yücelten lirik güzelliğe ve etik derinliğe sahip eserler" nedeniyle Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü.

Seamus Heaney, 30 Ağustos 2013'te Dublin'de 74 yaşında öldü. Ölümünde İrlanda Başkanı Michael D. Higgins şunları söyledi:

“...İrlanda'da bizler, Seamus Heaney'nin çağdaş dünyamıza yaptığı katkının derinliğini ve kapsamını bir kez daha anlayacağız, ancak onun dostluğunun ve varlığının ayrıcalığına sahip olan bizler, olağanüstü derinlik ve kişiliğinin sıcaklığı... İrlandalı nesiller boyu Seamus'un şiirlerine aşina olacak. Dünyanın dört bir yanındaki akademisyenler, eleştirel yazıların derinliğinden faydalanacak ve pek çok hak örgütü, vicdan cumhuriyeti içindeki mücadelelere verdiği tüm dayanışma için ona teşekkür etmek isteyecektir.”


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar